Yaşlı Lezbiyen Saklambaç Oynamak Zorunda

Two of Us (Filippo Meneghetti, 2019) kargaların sesçil bir evren yarattığı, nehir boyu uzanan iki yanı ulu ağaçlı geniş bir yolun görüntüsüyle başlar. Belli ki burası park. Aynı yaşlarda iki kız çocuğu saklambaç oynar. Biri siyah diğeri beyaz giysili. Ortalarda kimseler yok. Sabah çok erken. Siyah giysili olan (“Nina”) beyaz giysili olanı (“Madeleine”) bulamaz ve kaygılı gözlerle çevreye bakar. Kesme. Banyoda aynada yüzüne kremini yedirmeye çalışan Madeleine’e (Martine Chavallier) Nina (Barbara Sukowa) yatak odasından yaklaşır, Madeleine’i okşamaya ve öpmeye başlar. Biz onları beyaz perdenin çerçevesinin içindeki ikinci çerçeveden (aynadan) izleriz. Böylece yaşlı lezbiyenlerin imgeleri iki kez soyutlanır ya da iki kez “görünmez” kılınır. Castle’a göre filmlerde yaşlı lezbiyen temsilleri “hayalete dönüştürülmüş (ghosted) ya da görünmez kılınmış imgelerdir” (1). Onlar aynadaki imgelerinde birbirlerine dokunur. Yönetmen onları filmin çerçevesine yerleştirdiği başka bir çerçeveden göstermekten hiç vazgeçmez.

.      

Bu sahnede ayrıca çerçeve içinde çerçevenin yanı sıra kapı içinde kapı da vardır. Seyirci (kamera) eşikten, banyo kapısının arkasındaki çifti izler.   Yaşlı ve üstelik lezbiyen olmak ifşa edilmemesi gereken bir şeydir. İlişkiler kapalı kapılar arkasında yaşanmalıdır. Ayrıca siluet olarak görünmeleri daha da iyidir. Yakın plan çekimde ters açıdan dolayı ikisinin yüzü de karanlıktır ve onlar birer “şekle” dönüşmüşlerdir. Kuramdaki “ghosted” imgesine bu durum çok uyar. Silikleşirler ve bu sahnede hayalete dönüşürler.  

Lezbiyen için kapılar kapalı

Daha sonra onları açılır kapanır kapılarla salona bağlanan mutfakta görürüz. Nina ve Madeleine yine kapıların oluşturduğu ikinci çerçevede ve bir iç mekândalar. Genelde dış mekânı iç mekâna bağlamak için kullanılan bu kapılar onları dış mekâna geçirmez. Yine içerideler. Dış mekâna üçüncü bir kapıdan çıktılar ama biz o kapıyı görmedik.

Az sonra alışveriş sırasında, giysi seçerken Madeleine Roma’da Trastevere semtinde bir ev kiralamaktan söz eder. Nina bunun bütçelerini aşacağı konusunda kaygılıdır. Madeleine Roma’da gerçek kimlikleriyle, saklanmadan yaşayabileceklerini ve yeni arkadaşlar edinebileceklerini söyler. Filmde onların lezbiyen ya da lezbiyen olmayan kadın arkadaşları olmadığını gözlemleriz. Çevre onları diğer kimlikleriyle (anne, eş, vb.) tanır. Onların kapıların arkasına saklanmaktan başka çareleri yok. Yaşlı lezbiyen kimliği “sessiz” kalınması gereken bir kimliktir. Shiovitz-Ezra ve Leitsch’e göre “arzu edilen toplumsal ilişkiler ile gerçek [yaşam koşullarında] yaşanan ilişkiler arasındaki farklılık yalnızlık olarak tanımlanabilir” (2). Huges, Gierveld’den yaptığı başka bir alıntıyla sürdürür sözlerini: “Yalnızlık ilişkilerden yoksun olma değil, hoşnut olmama halidir” (3). Roma’ya giderlerse lezbiyen kimliklerini saklamayacaklar, bir başka deyişle “hayalet” bedenler ete kana bürünecek ve canlanacak. O zaman arkadaşları da olacak. Ne güzel hayaller bunlar. 

Yaşlı lezbiyen çok yalnız

Gierveld’e göre aslında lezbiyen bireyin yalnızlığının değişik nedenleri var. “[Bedenin] güçsüzleşmesi, kabul görmeme, [LGBT] kimliğinden yoksun olma, [kimliği] başkalarının anlayabileceğinin getirdiği [korku], sınırlı toplumsal ilişkiler gibi kısıtlamalar bireyin yalnızlığı duyumsamasına yol açabilir” (4). Hyun-Jun ve Fredriksen-Goldsen’e göre lezbiyenlerin kimliklerini saklama çabaları onların diğer lezbiyenlerle ilişki kurmalarını da engeller (5). Filmde Madeleine ile Nina’nın yaşam alanı ev içi alan ve apartmanın sahanlığıdır. Bu alanların dışı onlar için “tehlikeli”dir ve dış alanlarda “saklanmak” zorunda olduklarını onlar çok iyi bilirler. 

Bundan dolayı Roma’da nasıl da özgür olacaklarının hayalini kurduktan sonra gece salonda dans ettikleri sahne çok anlamlıdır. Kamera röntgencidir ve onlar evde dans ederken açık olan iki balkon kapısından onları dikizler. Bu kez balkon kapıları ikinci, dahası üçüncü çerçeveyi oluşturma sorumluluğunu almıştır. Kamera ve seyirci onları dışardan dikizler. Balkonun iki kapısı da açıktır. Onları balkon kapılarının izin verdiği ölçüde görebiliriz. Yalın ayak dans ederler. İki kapının arasındaki duvarın arkasına geçtiklerinde bizden ve kameradan saklanırlar. 

Lezbiyen büyükannenin doğum günü partisi

Sabah olduğunda kimsenin görmemesi için koridorun karşısındaki evine geçmesi için Madeleine mışıl mışıl uyuyan Nina’yı uyandırır. Nina evine gider. Nina’nın evi göstermelik aslında, orada yaşamıyor. Yatağında çarşaf bile yok. Buzdolabı çalışmıyor. Dolapta tabak yok. Madeleine evi görmeye gelen emlakçıyı yalnız yaşayan bir kadın olarak içeri alır. Bakalım oğluna ve kızına evi satacağını doğum gününü kutlamaya geldiklerinde söyleyebilecek mi?

Söyleyemez kuşkusuz. Tıpkı oğlunun kendisini babasını aldatmakla suçlaması karşısında kızı Anne ile kuafördeki konuşmasında sessiz kalması ve açıklama yapmaması gibi. Eşini aldatmıştır ama lezbiyen olduğundan aldatmanın “suçu” iki kattır, söyleyemez. İki çerçeve, iki kapı gibi filmde lezbiyenliğin “ağırlığı” her açıdan iki sayısına bağlanır.  

Madeleine’in ölen eşinin çok sevdiği duvar saati daha önce 5 kez vurmuştu. Kutlama sırasında torunu saati geri alır, saat geçmişe gider ve 4 kez vurur. Çocuğu dayısı Frédéric (Jérome Varanfrain) saatle oynamaması için uyarır. Çocuk saati 6’ya getirir ve saat şimdiki zamana döndüğünü göstermek için 6 kez vurur. Anne (Léa Drucker) oğluna Frédéric’in kızmasına bozulur. Madeleine torunun saatle oynamasında bir sakınca görmez. Frédéric ise annesine öfkelidir. Annesinin babasına ait olan saate, nesnelere saygı göstermediğini söyleyerek annesini suçlar. Saat bir kez geçmişe geri döndüyse hesaplaşma kaçınılmazdır. Parti bir bakıma hüsranla son bulur. Çünkü Frédéric evi terk eder. Büyük özenle saklanan gizler ortaya dökülmek üzeredir. 

Nina sevgilisini hırpalar

Önce Madeleine’in oğluna ve kızına evi satmaktan söz edemediği ortaya çıkar. Nina onu hırpalar, sokakta emlakçının karşısında lezbiyen olduklarını açıklar. Eve döndüklerinde Madeleine felç geçirir. Hastalığın gelmesi filmlerdeki yaşlı lezbiyen temsillerine uyar. Krainitzki dul kalmanın, yas tutmanın, hastalığın ve ölümün yaşlı lezbiyen temsillerinin temel ögeleri olduğunu söyler ve Gullette’in “yaşlanma çöküştür” tanımıyla konuyu özetler (6). Mutlu son yok yaşlı lezbiyen için. Hele de hastalık yakasına yapışırsa. İşte o zaman “cinselliğinden de arınıyor lezbiyen kadın” (7).

Madeleine hasta olduğunda kapılar geçiş aracı olmaktan çıkar, engelleyici olur ve onları ayırır. Nina filmin başındaki saklambaç oyunundaki siyah giysili kız gibi çevreye kaygıyla bakar. Ama bakıcı kadın, Anne ve Frédéric’e direnir. Nina kapı deliğinden geliş-gidişleri dikizleyerek Madeleine’i görmeye çalışır. Eve gizlice girerek onu görür. Madeleine ise sessizce destekler Nina’yı. Nina, Roma’da tanıştıklarında çektirdikleri fotoğrafları gösterir. Bellek fotoğrafla yerine gelebilir. Fotoğraflar ilişkilerinin de kanıtıdır. Konuşamayan Madeleine de saklambaç oyununa katılır. Evden kaçar. Onu her zaman Nina’yla gittikleri parkta bulurlar. Madeleine sevdiği kadının kolundan tutar. Ona sevgiyle bakar. Giz ortaya dökülmek üzere. 

Saklambaç tehlikeli bir oyundur. Her an “ebe” onu yakalayabilir. Nina, Madeleine’in kızına 3 yıl önce apartmana taşındığını söylese de fotoğraf bir zamanlar o şeyin orada olduğunun kanıtıdır derler ya! Torun albümü karıştırırken yıllar önce tur rehberi olan Nina ve tura katılanların fotoğrafını bulur. Nina’yı hemen tanır. Büyükannesi çok gençtir fotoğrafta. Sonunda “ebe” (Anne) onları yakalar; gece Madeleine’in yanına gelen Nina’nın uyuyakalmasıyla saklambaç oyunun ilk bölümü biter.

Huzurevinde yaşamak zor 

Bu kez oyunun ikinci bölümü başlar; Anne ve Frédéric lezbiyenliği yadsırlar ve annelerini huzurevine kapatırlar. Artık “ebe” Nina. Durmaksızın Madeleine’i arar. Bir gece Madeleine’in kızının evini bulur. Anne, erkek kardeşi ve oğlu ile yemek yerken Nina onları gözetler. Bu kez “eski ebe”ler, balkon kapısı ve penceresinin oluşturduğu ikinci çerçevenin içindeler. Nina zili çalar. Frédéric kapıya çıkar ama Nina sokakta yine kapıların arkasındadır; ev kapısı ve bahçe kapısı. İlişkilerini itiraf eder. Frédéric polis çağıracağını söyler. Nina cama taş atar ve çeker gider.   

Yaşlı kadınlar güçlükleri birlikte aşarlar. Huzurevinin içinde duvarları boydan boya cam olan altıgen bir oyun salonu var. Camlar panjurlu. Kamera içeri girmez. Camları görece örten panjurların arasından onları dikizler. Olsun, kamera onlara zarar veremez. O saklambaç oyununun “ebe”si değil. Oyun salonu altıgen olduğu için çerçeve içindeki çerçevelerin sayısı artmıştır. İki yanda iki kapı vardır ama odak noktamız bu kez pencereler. Yönetmen bizi çerçeveye boğarak onları kavuşturur. Biz de panjurların arasından onların buluştuklarını, birbirlerine sarıldıklarını görürüz. Seyirci “ebe” değil. O seyrediyor ve büyük olasılıkla lezbiyen olsa da olmasa da ya da erkek de olsa yüreğinden gelen duygudaşlığa “hoş geldin” diyor.

Madeleine’in kızı ebelikten vazgeçti

Huzurevinden kaçan Nina ile Madeleine’i Anne doktorun odasından görür. Artık o ebe değil. Annesini anladı. Onları ele vermez. O artık anlayışlı bir kızdır.  Madeleine evin kapısını kapatır: Kapının başkalarına kapandığına bakmayın, artık her şey çok farklı. Anne kabul etti durumu, “anne aç konuşalım” diye haykırıyor. Bu nedenle kapı bu kez saklanmak için değil aşk için kapandı. Artık iki kapı, iki yaşam, iki ev değil, tek bir kapı var. Heteroseksüel düzenin bir “cezası” olan ölüme meydan okuyan Nina ile Madeleine cinsellikten de vazgeçmezler. Her şeye karşın birlikte olmayı ve filmin sonunda dans etmeyi başarırlar. Ama artık çerçevenin içindeki çerçevede değiller. Çerçevelerden çıkarlar, özgürleşirler. Böylece hastalık ve ölümle özdeşleşen yaşlı lezbiyen kodunu kırarlar. Yaşamak güzel. Birlikte olmak mutluluk. 

Öneriler

Filmlerde yaşlılık temsilleri için:

Kaynakça 
  1. Krainitzki, E. L.(2015). Ghosted images: old lesbians on screen. Journal of Lesbian Studies, 19 (1), 1. 
  2. Hughes, M. (2016). Loneliness and social support among lesbian, gay, bisexual, transgender and intersex people aged 50 and over. Ageing and Society, 36 (9), 2.
  3. Huges, 2.
  4. Hyun-Jun, K. & Fredriksen-Goldsen, K. (2014). Living arrangement and loneliness among lesbian, gay, and bisexual older adults, The Gerontologist,  Vol. 00, No. 00, 3.
  5. Hyun-Jun, K. & Fredriksen-Goldsen, 3.
  6. Krainitzki, 2.
  7. Krainitzki, 6.

 

 

Önceki yazı
Yaş Ayrımcılarına Kıvılcım Saçan Kız: Şerare Aydoğdu
Sonraki yazı
Barış’a Mektup: Ötekinin Sorumluluğu Büyükannede!

Son Yazılar

Menü